Usul usul Şiiri

May 12th, 2014

Yağmur, ulu çınarın tozdan kendini kaybetmiş yapraklarını yıkarken usul usul, bu koca ağacın altından geçmekteydi bir ihtiyar. Cebinde atadan yadigar bir kehribar çocuklar için iki şeker, sokak itleri için birkaç tane de taş. Oldum olası korkmuştur itlerden ihtiyar. O da yağmur gibi akıyordu bu keşmekeş şehrin sokaklarından usul usul.
Geçtiği sokak başlarındaki evlerden bir tanesinin önünde bir kadın, gözleri kan çanağı, elleri titrek, boğazı hıçkırığa dolmuş, konuşamıyor. Hayatın ona sunduğu en kolay olması gerekeni zor kılmakla meşgul, kadın olmakla, hıçkırıklara boğulmakla, kucağındaki tek çocuğuna sarılmaktaydı sımsıkı, kolay değil bırakıp gitmek canından cananı. Önünde durduğu evin içinden gelen bir ses
-Defol git buradan, bir daha da sakın uğrama buralara lanet olası sürtük!
Sürtük kadar yırdık olan bir ses çıkıp alırken çocuğu kadının elinden, yırtık sesten daha gür çarpılır kapı, yankısı daha yankısı dağılmadan kapının geçmekteydi yakınlarından bir tren gürültüler içinde,
Trenin sesi öldürmekteydi tüm bu yaşananları, yağmurun yaprakları yıkamasını, ihtiyarın oradan geçmesini, itlere olan korkusunu,ağlamasını kadının, küfre dönmüş bir sesin yıkmasını hayatı ile inşa ettiği onurunu ve çarpılan kapının arkasına götürülen çocuğun yeni filizlenen duygularını, bu trajedi ilk değildi tre
Bu yaşayışlara ilk defa şahit olmuyordu bu tren, ilk haykırışı değildi,ilk isyanı hiç değil anlatışı dağlara bu yaşayşları kanamışları
yankısının anlam bulaya fırsat bulmadan daha yok ediyordu.
Yankısına çarpıp da geri dönen sesi beklemeden öldürdüklerinden uzaklaşıyordu tren içinde ki başka yaşayışlarla oradan geçmekteydi sadece usul usul.

Talip Yiğit

Bir önceki yazımız olan Utanç Şiiri başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Tags:
No comments yet.

Son Yorumlar

kelebek mirc - kelebek sohbet odaları - kelebek chat - zurna mirc - zurna sohbet - güzel sözler

KelebekFinal Ailesi olarak itibari ile güncellenmiştir.