Iraklı Fatıma Şiiri

May 7th, 2014

Adı Fatıma yedi yaşında
Yirminci yüzyılın başında
Kerbela çölünün tam ortasında
Hasta anasıyla yaşardı Fatıma
Babasını savaşta kaybetmişti
Onun hiç sarı çizmeleri olmadı
Beyaz çiçekli elbisesi
Oyuncak bebeği, eteği
Sadece okumaktı tek isteği
Fatıma yoksul bir köy çocuğu
Kerbela çölünde yeni yeşeren
Umutla büyüyen gül tomurcuğu
O yıl, okula başladı
Yamalı bezden yapılmış okul çantası
Komşusunun verdiği beyaz elbise
Ne kadar da yakışmıştı ona
Yırtık ayakkabılarından utansa da
Mutluydu,çünkü okula gidiyordu
Okumayı yazmayı öğreniyordu
Biraz korku biraz sevinç
Yirminci yüzyılın başında
Tank seslerinin arasında
Savaşın tam ortasında
Iraklı bir kız çocuğu Fatıma
Bir okul dönüşünde
Bomba atan jetleri
Yanan evleri
Kan içinde cesetleri
Telaşla koşuşturan
Ağlayan insanları gördü
Kuşlar gökyüzünü
Mermilere bırakmış
Krizantemler, kasımpatıları yerine
Barut ve kan kokuyordu etraf
Savaş çıktı dediler
Küçücük hayal dünyasında
Oyuncak bebeklerin
Çiçekli elbiselerin
Birde şehit babasının
Hayaliyle yaşardı Fatıma
Savaş nedir? Ölüm nedir? bilmezdi
Bunları okulda öğretmemişlerdi
Anlam verememişti bu olanlara
Anasının mis kokan kucağına sığındı
O geceyi karanlıkta geçirdiler
Yeni günün habercisi sabah güneşi
Yeni umutlarla doğmuştu
Ortalık durulmuştu
Beyaz elbisesini giydi kefen misali
Erkenden pazara gittiler, anasıyla
Nerden bilebilirdi ki mezara gittiğini
İçi kıpır kıpırdı, mutluydu
Öğretmenine bir demet kasımpatı
Titrek elleriyle yazmak için kalem
Kokulu silgi, yıldızlı toka
Kırmızı kurdele, güzel bir çanta
Çeyizine birkaç örtü alacaktı
Önce kasımpatıları aldı, sonra kalemi
Pazarın tam orta yerindeydiler
Büyük bir patlama oldu
Füze düşmüştü umutların üstüne
Kanlar içindeydi Fatıma
Beyaz elbisesi kırmızıya dönüştü
Hala yaşıyordu, sol yanı sızlıyordu
Anasının gözyaşı yağmuru andırıyordu
Cehennemi andıran bir sıcaklık vardı
Ama onun küçük bedeni üşüyordu
Anasına sarıldı son bir umutla
Gökten bir melek indi
Haydi gidiyoruz dedi
Bir eli anasının elindeyken
Diğeriyle kasımpatıları sıkı sıkı tuttu
Yanağında kuruyan gözyaşıyla
Son nefesini
Anasının kucağında verdi.
O gün otuz beş can yanmıştı
Bütün dünya ağlamıştı
Kristal kadehlerin içinde
Kan rengi şaraplar içildi
Olmayan şereflerine kadeh tokuşturdular
Açıklama yaptı bunu yapanlar
‘Yanlışlıkla oldu’ dediler.
Ne rahat söylediler
Yetim kalan çocukları
Kapanan ocakları düşünmediler
Önce biraz kınandılar
Sonra alkışlandılar.
Puşt’muydu neydi o devletin başkanı
Diğer bir adıyla insan kasabı
Hiç üzülme Fatıma, başını öne eğme
Sen şehitsin, şehit kızı
Mahşerde ödenecek bu zulümün hesabı.

Mehmet Ali Güneş

Bir önceki yazımız olan Gülümse Şiiri başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Tags:
No comments yet.

Son Yorumlar

kelebek mirc - kelebek sohbet odaları - kelebek chat - zurna mirc - zurna sohbet - güzel sözler

KelebekFinal Ailesi olarak itibari ile güncellenmiştir.