Bir cenazedeydim bugün Şiiri

May 10th, 2014

Bir cenazedeydim bugün.
Cami avlusunda üç beş güvercin…
Zemin mermerden, yer yer çukurlar oyulmuş
Çukurlara yağmur damlaları birikiyor.
Peşinden İnsanlar birikiyor…
Öteki geliyor/beriki geliyor,
Biri daha giriyor caminin dış kapısından
Ve peşinden Gözyaşı birikiyor… Hüzün birikiyor…
Peşinden de sorular birikiyor “Neden vefat etmiş? Genç miymiş? ”
Sanki yaşlı olsa hüznü azaltacakmış.
Ama…
En çokta o birikiyor,
Hasret birikiyor içerisine
Ne kötü şey, yalnızlık birikiyor en kimsesiz yerine
Tuhaftır Ağlamıyor da.
Hatta o kısık sesli gülüşünü duyuyorum bir ara ve,
Sanki İnadına gülüyor!

Avluda yaşama dair bildik özetler çıkarılıyor hayat metot defterine:
“Ölüm de yaşamak kadar doğal. İnsanlar doğarlar, yaşarlar ve ölürler. Kimsenin kalbini kırmayacaksın. Ne zaman ne olacağı belli değil”

Bir anlatılanlara kulak veriyorum, bir onu seyrediyorum.
O da mermer zeminin çukurlarında biriken yağmur sularına bakıyor
O da birikiyor yağmur damlaları gibi.
Son yolculuğa uğurladığı can dostuna birikiyor.

Hoca geliyor bir yerden.
Saçakların altından çıkıp musalla taşı önünde saf tutulur.
(Ben saf tamıyım?
Sanki en öndeyim garip)
Cenaze namazı kılınıyor.
Yağmur daha da hızlanıyor ve,
çukurlara daha çok yağmur damlası birikiyor.
O daha da çok birikiyor
En çok o birikiyor
En çok o
En çok
o…

Cenaze arabasına doğru omuzlar altında ilerliyor tabut.
Yavaş yavaş itiliyor, özenle yerleştiriliyor.
Sonra o…
Cenaze arabasının kapısını açarken, belli belirsiz ağlamaya başlıyor.
Ben sadece seyrediyorum, öylece seyrediyorum onu.
Camiden çıkıyoruz.
Bu acıyı suistimal etmek isteyen dilenciler dışarıda,
Allah rızasıyla başlıyorlar yalvarışlarına.
Onların da önünde bozuk paralar birikiyor. Ben oralı olmuyorum…
Karşıyaka Mezarlığı’na doğru yol alıyoruz.
Açım, midem bulanıyor,
Bir şey yemezsem migrenim başlayacak.
Canım bir şey istemiyor.
Migrenim birikiyor ense kökümden göz kapaklarıma doğru.

Olsun…

Bir oyun oynuyorum, o çok sevdiğim türkü içime birikiyor;

“Uçtum ateş üstüne
Dağlansın diye sızım
Sorma halim ne olur
Yoruldum anlamsızım.
Yağmur doldu içime
Açım, sigarasızım.
Duymuyor musun?
Ben geldim; vefasızım.”

Oyun bitiyor.

Karşıyaka Mezarlığı’ndan içeri giriyoruz.
Ne kadar da büyükmüş.
Hayat akıp giderken, birileri çıkıyor akıştan ve,
Burada birikiyor demek.
İrkiliyorum…

Onu görüyorum…
Lacivert pardösüsü acının en koyu yerini belli ediyor kalabalık içerisinde.
Diğer mezarların arasından özenle ilerliyorum.
Kimi mezarlıklar şölen varmışçasına, süslü püslü.
Kimisinde mermerde yok,
Bir tahta, ya da taş parçasında yer alıyor bilgiler.
Geride kalanlar hala ihtirastan,
Farklı olmaktan vazgeçmek istemiyorlar anlaşılan…
Yaşam burada bitiyor!

Mezar taşını sağ eliyle sıkı sıkı tutuyor o’
Arada bir çukura bakmaktan kendini alamıyor.
Birileri tahta getiriyor, kürekler çıkarılan toprağa saplanmış
O’ geri çekiliyor bir ara
Uzakları seyrediyor, çok uzakları…
Sonra tekrar mezar taşını sağ eliyle sıkı sıkı tutuyor
Hemen yanında hoca…

Sıraya giriliyor. Kürek kürek toprak atılacak.
Genç kadın yarım kürek toprağı zor atıyor, içim acıyor!
Elinden kürek hemen alınıyor
Gömme işlemi bitiyor
Bir o kalıyor mezar başında, bir de… bir de…

Çocuksu suratı asılıyor, kaşları aşağı düşüyor.
Yalnızlık birikiyor az ötede, yağmur hemen yanı başında
Herkes ayrılıyor, içerimde yine o türkü;

“Uçtum ateş üstüne
Dağlansın diye sızım
Sorma halim ne olur
Yoruldum anlamsızım.
Yağmur doldu içime
Açım sigarasızım
Duymuyor musun?
Ben geldim; vefasızım.”

En çok yalnızlık birikir
En çok yalnızlık
En çok
En…

Bir önceki yazımız olan Çizgi Şiiri başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Tags:
No comments yet.

Son Yorumlar

kelebek mirc - kelebek sohbet odaları - kelebek chat - zurna mirc - zurna sohbet - güzel sözler

KelebekFinal Ailesi olarak itibari ile güncellenmiştir.