Altın Saçlı Kız Şiiri

Eki 15th, 2014

Altın Saçlı Kız Şiiri

Güzelliğin büyülerken gözlerimi, arzuların ötesinde,
Sen ve İstanbul; ayrı bir sevda, ayrı bir masal… düşlerin ülkesinde.
Düşmüştünüz iki sevdalının gönlüne, sabahsız gecelerine…
Hey, altın saçlı kız!
Bu kaçıncı kuşatmam gönül kalene.
Bilmem ki hangi yolla girebilirim kalbine?
Biliyorum,
Fatih gibi yürütemem sana karadan gemileri.
Döktüremem sana en şahşalı tophaneleri.
Biliyorum,
Feda edemem sana en cengaver yiğitleri.
Fatih gibi olmasa da;
Sensiz geçen ızdırap dolu günlerimi,
Uğrumda akıttığım gözyaşlarımı verebilirim.
Kaç gecemi feda ettim, ufacık bir gülüşüne.
Kaçıncı feryadım rüyama, sen yoksun diye.
Kaçıncı gecenin sessizliğini yırttım, hıçkırıkların diliyle.
Hey be altın saçlı kız!
Kaçıncı kızgınlığım gözlerime, senden başkasına meyil etti diye.
Kaçıncı falakaya yatırışım ayaklarımı, senden başkasına yürüdü diye.
Ya dilime ne demeli? Daha barışmadım; giderken sana gitme demedi diye.
Son sözüm Fatih’in sözleriyle esinlenecek şiirim:
Ya gönlüm hayalinle süslenecek,
Ya da bu gönül hayalsiz bu bedeni terk edecek.

Subaşı Ferhat

Bir önceki yazımız olan Gül Kurusu Şiiri başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

No comments yet.

kelebek mirc - kelebek sohbet odaları - kelebek chat - zurna mirc - zurna sohbet - güzel sözler

KelebekFinal Ailesi olarak itibari ile güncellenmiştir.